6 Mart 2011 Pazar

Babanın ağlaması.

Bir sözlükte "babanın ağlaması" diye bi' başlık gördüm. Sonra babamın ağlaması geldi gözümün önüne..Babam ağladığında onunla tartışmıştım. Gerçekten baya üzülmüştüm. Son derece kırıcı laflar söylemişti. Tam bir gerikafalı. Ama baba işte atamıyorsun bir yerde yapışıyor ..
Benimle ilgili konuşuyorlardı amcamlarla ve kız olduğum için geri planda olmam "gerekitği" ile ilgili bir şeyler dedi. -daha sonra yine aynı baba onu neden görmek istemediğimi sordu-
Ben de dayanamadım,bağırdım "yeter" dedim.Bir yere kadar dayanıyorsun o kadar saçmalığa da..Zaten babam hep  saçmalardı ben de onu terslerdim.Alışkındım saçmalıklarına ama o gün,dayanamadım. "Sen çok mu biliyorsun" dedim. "neyin nasıl olması gerektiğini,her şeyi,neyi nasıl yapacağımı,neler diyeceğimi neler giyeceğimi çok mu biliyorsun?" O an,herkes dondu. Benden beklemiyorlardı. Ben kız'dım ya.. Böyle sert çıkışım şaşırttı. Fakat kimse konuş/a/madı. Babam dinlemeye devam etti. -dinlemeye devam etti dediğim de suratıma donuk bir ifadeyle baktı işte. -
"Ben kendim düşünebiliyorum baba" dedim. " Ne yapmam gerek nerede durmam gerek,hepsini biliyorum"
Hâlâ izliyordu.. Sonra sinirlendim,arka balkona geçtim.Yanıma geldi. Bana anlatmaya başladı. Güya öyle demek istememiş falan. "Öyle demek istemediysen neden öyle dedin" dedim. Amacı gözümü korkutmakmış. "gözümü korkutmuyorsun. senden soğutuyorsun" dedim. İşte o sırada gördüm iki damla yaşın aktığını. Hiç durmadım hiç acımadım. Çünkü o da hiç acımamıştı onca şeyi söylerken gözümün içine bakmıştı..
Zaten yeşil gözlerinden akan yaşlar o kadar sahte geliyordu ki gözüme,hiç üzülmedim ağladığı için. Benim söylediklerim için mi ağlıyordu onu bile bilmiyordum. O beni pek takmazdı.. Ben de onu..
Sonra "tamam işte her neyse.Yalnız kalabilir miyim" dedim . O da " seni seviyorum kızım" dedi. Gitti. Hâlâ üzülmüyordum. Ama yine de ağladım.
Bu yüzden babanın ağlamasından nefret ederim . .

Hiç unutmadım bunları baba.

Hiç yorum yok: