29 Mart 2011 Salı

Sen ..

Şimdi bir dilek tut,çünkü gökyüzündeki en güzel yıldızı verdim eline.Kimileri aşk diyor,kimileri mucize.
Dudaklarından dökülecek iki kelimeye; hazırım her şeyi vermeye.. 
Sesin dünyanın en güzel şarkısıdır ve gözlerin dünyanın en güzel manzarasıdır benim için.. 
Yüreğim ağırlaşır,gözlerinin kenarında birikirse damlalar..
Lütfen, henüz hiçbir şey başlamadan her şeyin bitmesine izin verme.
Konuş bana o güzel sesinle.. Rüyalara dalıyorum her cümlenle.. 
Hiçbir şey doldurmuyor yokluğunun boşluğunu. Hiçbir göz güzel değil,hiçbir lâf aynı değil o dudaklardan çıkmamışsa..

Günün en güzel saatleri bunlar. Sen varsın çünkü..
Rüzgârlar saçlarını yavaşça okşuyor..Söylesene nereden öğrendin bu kadar güzel olmayı?

Sabahın en erken saatlerinde kuşlar cıvıldıyor adını, ah bilsen, ne güzel şey güne seninle başlamak...

Yine de;
                                           Hiçbir yazım anlamlı değil,sana yazılmamışsa..                 Burcu Yasa
E.

24 Mart 2011 Perşembe

Tanrım,beni dinler misin?

Bazen çok tuhaf düşünüyorum ben. Hiç açıklayamayacağım kadar uzun şeyleri düşünüyorum. Yani " hımhımhım" diyip düşünüyorum iki saniyede ama anlatmamı istesen mesela sevgili okur "hııımm..eee..şey." der kalırım. Neden? Çünkü konuştuğumdan hızlı düşünüyorum ben. Mesela şimdi yazarken de bi sonraki cümleyi düşünüyorum.O  derece. Ha hızlı düşünmenin bi faydasını gördüm mü? Yok. E o zaman?! Bir de tuhaf isteklerim var benim.Hızlı ve karışık düşünmemle alakalı mı onu da bilmiyorum.Bunun bana bir şey kazandırmadığı gibi, kendi hayallerime fazla kapılıp "hızlı düşünemeyen"lere bunu açıklamakla ve "hızlı düşünemeyenler"i hızlı düşündürmeye çalışmakla geçiyor ömrüm.Ama tabi bu da sadece,bisiklet pedalı çevirerek evin elektriğini karşılamaya çalışmak gibi imkansız bir olayı daha fazla sıçırtmaktan başka da bir işe yaramıyor .

Mesela,hiç yaz olmasın istiyorum. Hep böyle kış-ilkbahar-sonbahar olsun. Yaz tatili olayı iyi hoş da , ne bileyim sıcak falan.Yazın sinsi bi tipi var. Pis gibi pislik gibi. İşte istediğim,yaz olmasın. Mesela ilkbaharda üç ay tatil olsun. Ya da ne bileyim,hep kar yağsın, 40 derece sıcak olmasın. Mevsimlerin mına koyalım istiyorum. Elele verip yazı yok sayabiliriz. Sonra o da küsüp gider belki,biz de hep beraber karın üzerine yatıp kollarımızı çırparız,hiç gitmeyecek kardan adamdan korumalar yaparız evimizin önüne.. Akşamları da sıcaktan uyuyamamak yerine,soba kurarız mesela -gerçi bu devirde soba fikri biraz gerikafalılık/gelişememişlik olarak görülüyor ama.- üzerinde kestane olur falan.. Veya akşam dışarı çıkarız falan..Sıcağa ve dünyaya küfürler saydırmak yerine hayattan zevk alırız . Sonra ver elini dünya barışı!
   Zaten Tanrıdan da iki isteğim var ; yazın defolup gitmesi,bir de gündüz yıldızların hiç kaybolmaması.Ama sanırım o beni pek takmıyor  çünkü hiç yıldız görmedim gündüz. Ha bazen Ay'ı görüyorum,ama yetmiyor,yetmiyor..

13 Mart 2011 Pazar

Kaynakçı !?

Şu blogların kapatılması olayı beni fena gerdi.. Ciddiyim. Yazamadım diye içimde bi' tuhaflık oldu. Gaz sıkışması gibi.. Yazı sıkışması oldu yahu bildiğin..
Nerden başlayayım hiç bilmiyorum..Çok karıştı şimdi yazarken..
Şurdan başlayalım bakalım;
Bugün minibüste gelirken - ya da size göre,giderken - duvarda "kaynakçı" yazıyordu. Kaynakçı diyince de,aklıma şey geliyor benim böyle sinsi,insanların arasına girmeye çalışan bi tip.. Hani "araya kaynamak" deyimi vardır ya..Onun gibi bişey.. Kaynakçıların yeşil,kısık gözleri vardır mesela. Sinsi bakarlar,çok samimi olduğun kişiyle kaynakçı çağırma derim..Ben çağırmam mesela,adam araya kaynar kesin. Olmaz ifinim.
Ne bileyim ayrıntılara çok takılıyorum çok büyüyor kafamda. Zaten kocakafalı gibiyim de ben biraz..

Ama kimse bilsin istemezdim mesela gizli bi fantezi gibi.

6 Mart 2011 Pazar

Babanın ağlaması.

Bir sözlükte "babanın ağlaması" diye bi' başlık gördüm. Sonra babamın ağlaması geldi gözümün önüne..Babam ağladığında onunla tartışmıştım. Gerçekten baya üzülmüştüm. Son derece kırıcı laflar söylemişti. Tam bir gerikafalı. Ama baba işte atamıyorsun bir yerde yapışıyor ..
Benimle ilgili konuşuyorlardı amcamlarla ve kız olduğum için geri planda olmam "gerekitği" ile ilgili bir şeyler dedi. -daha sonra yine aynı baba onu neden görmek istemediğimi sordu-
Ben de dayanamadım,bağırdım "yeter" dedim.Bir yere kadar dayanıyorsun o kadar saçmalığa da..Zaten babam hep  saçmalardı ben de onu terslerdim.Alışkındım saçmalıklarına ama o gün,dayanamadım. "Sen çok mu biliyorsun" dedim. "neyin nasıl olması gerektiğini,her şeyi,neyi nasıl yapacağımı,neler diyeceğimi neler giyeceğimi çok mu biliyorsun?" O an,herkes dondu. Benden beklemiyorlardı. Ben kız'dım ya.. Böyle sert çıkışım şaşırttı. Fakat kimse konuş/a/madı. Babam dinlemeye devam etti. -dinlemeye devam etti dediğim de suratıma donuk bir ifadeyle baktı işte. -
"Ben kendim düşünebiliyorum baba" dedim. " Ne yapmam gerek nerede durmam gerek,hepsini biliyorum"
Hâlâ izliyordu.. Sonra sinirlendim,arka balkona geçtim.Yanıma geldi. Bana anlatmaya başladı. Güya öyle demek istememiş falan. "Öyle demek istemediysen neden öyle dedin" dedim. Amacı gözümü korkutmakmış. "gözümü korkutmuyorsun. senden soğutuyorsun" dedim. İşte o sırada gördüm iki damla yaşın aktığını. Hiç durmadım hiç acımadım. Çünkü o da hiç acımamıştı onca şeyi söylerken gözümün içine bakmıştı..
Zaten yeşil gözlerinden akan yaşlar o kadar sahte geliyordu ki gözüme,hiç üzülmedim ağladığı için. Benim söylediklerim için mi ağlıyordu onu bile bilmiyordum. O beni pek takmazdı.. Ben de onu..
Sonra "tamam işte her neyse.Yalnız kalabilir miyim" dedim . O da " seni seviyorum kızım" dedi. Gitti. Hâlâ üzülmüyordum. Ama yine de ağladım.
Bu yüzden babanın ağlamasından nefret ederim . .

Hiç unutmadım bunları baba.

4 Mart 2011 Cuma

Tuhaf şeyler.

Şu şarkıyı da önereyim.
Hani böyle bazen bir şey olur,içinde tuhaf bir heyecan..Şu ara bana sık sık oluyor bilmem sana da oluyor mu sevgilim okur.Mesela onu düşünürsün falan,karnında kıpırtı olmuyor. Benim karnımdan anca acıktığımda ses gelir.Evet ben biraz öküzüm de. Ama şey olur hani,onu düşününce kafanda sanki rüzgarlar eser..Onun görüntüleriyle dolar kafan ve ondan başka bir şey düşünemezsin,sonra dalarsın hayallere.. Çok güzel duygulardır bunlar sevgilim okur. Mesela böyle onun sana bakışı vardır gözlerini delercesine.. Hani "al beni" der bildiğin yahu.. Kurduğunuz hiçbir hayal onunla yaşadığın gerçekliğe erişemez.
Onun dediği her söz kulağına mükemmel bir tınıyla gelir,o ritm,o melodi,o hava yoktur hiçbir yerde.

Sonra anlarsın,aşık oluyorsun! :)