Bir şeyleri nasıl düzeltirim bilemiyorum, ellerimin titremesini nasıl durdururum ya da birisi tarafından nasıl sevilirim sadece tekrar. Sevilmek, eskisi gibi, gözlerinin parlamasını nasıl sağlarım tekrar, öylece otururken. Sadece sevildiğini bilmek bile, anlıyorum ki şimdi, en mükemmeliymiş hislerin. Aksi tam ortasında bulunduğun bataklığın dibinde çırpınmaktan başka bir şeyin kalmaması gibi elinde.
İşte şimdi, dostlarım, şimdi işlerin sarpa sardığı ve belki de asla eskisi gibi olamayacağı o noktadayız. Herhalde gelip ciğerlerime cam parçaları saplasanız daha az acıtırdı canımı bu. Size psikolojik acı hakkında verebileceğim pek çok tarif var. Peki bu ne işimize yarar?
Sadece isterdim ki, bir şeyleri tamamen silebilelim, kavgalar,tüm o sözler, yüreğinizde her gün daha derine saplanan kelimeler, yalanlar, şüpheler, acaba ve yoksalar, tüm o elini kolunu bağlayıp, her gün etlerine daha da batan kalbini daha da kıran her şeyi yok edebilsem. Bunu sadece kendim için değil, herkes ,için yapardım.
Sadece istedim ki bana tekrar öyle gözlerinin içi gülerek baksın.
Bunu kaç kez söyledim, daha kaç kez söylerim bilmem,
sadece isterdim ki birbirimize öylece gülümsediğimiz günler geri gelsin. Tüm bunların olması için, bütün hatıralarımı silmeye hazırım.
Öyle zamanlar geliyor ki, sanki mutlu olmayı hiç hak etmemişim gibi. Her şeyi kendi ellerimle mahvetmiş, bin yılık imparatorluğu tek bir hareketimle devirmiş gibi.
Başım ağrımadan uyandığım sabahları hatırlayamaz oldum.
Kavgasız geçmeyen günleri.
Kendimi suçlamadığımm günleri hatırlayamaz oldum. Ya da sıcacık bir günaydın mesajını.
Toz toprak çamur içinde yuvarlanmış da susuz kalmış gibiyim. Ellerim gözlerim kapkaranlık. Üstümde o ağırlık.
Sahi, insan nasıl kurtulur bundan?
Her şeyin tekrar güzel ve saf olduğu günlere gitmek isterdim; kimseyi kırmadan, incitmeden ve kendi kalbimi bir yerlerde söküp bırakmadan.
Şimdiyse gerçekten nasıl davranacağını, nasıl kurtulacağımı bilmez bir halde, deprem olmuş da enkazın en dibindeymiş gibi bir hal ve gözyaşlarımı elimle silip kendimi yine 'her şey güzel olacak' ekolüne inandırmaya çalışmaktan başka yapacak bir şeyimin olmaması.
Sahi, tekrardan güzel olur mu her şey?
Kim bilir, belki bir gün, bir gün , tekrar gülümser bana gözleri parlarken
ve içindeki her şey dahil tüm dünya ve evren benim olur tekrardan.
Sahi, belki bir gün.
Belki.