15 Ocak 2013 Salı

Bilmiyorum

Bir insanı kaybetmekten korkmak, çıldırtır. Kaybetmek üzere olduğunu görmekse, kesinlikle hiçbir şey hissettirmiyor. Uzun süredir aslında yazmamamın nedeninin bu olduğunu aniden öğrendiğim gün, kendime yalan söylememeye söz verdiğim gündü ne yazık ki ve ben yine kendimden kaçamadım .

 Bazen bazı akşamlar moralim bozuk oluyor ve bazı insanlar üzerime geliyor ve ben böyle akşamlar ne desem bilemiyorum.
'lütfen' diyorum 'biraz sessiz ol. Kafamdaki sesleri duyamıyorum' . İstesem aslında çok kırarım ben böyle yetiştirildim ama bu aralar biraz alınganım. Sonra gidip tuvalette ağlarım. Ben böyle yetiştirildim.

Ağlamak çözüm değil diyorlar ama birçok şeyi böyle çözdüğümü bilirim. Babam ağlamamı istemezdi, ben güçlü bir insanmışım ve güçlü insanlar ağlamazmış. Ben de ellerimle gözlerime şu sıcaklayınca yapılan hareketi yapardım. Babam gitti şimdi ama hala aynı hareketi yaparım ağlayınca.

O ne kadar istemediyse ağlamamı ben o kadar ağladım inadına. Şimdiyse haklı olduğunu görmek bir kez daha ağlamama neden oluyor. Göz yaşı bir şeylere çözüm değil, doğru. Ancak bazı insanları tam yüreğinden vuruyor.

Bir insana 'istemiyorum' nasıl denir, bilmiyorum. İstesem aslında çok üzerim ama insanları üzmemem gerekirmiş, ben böyle yetiştirildim. Sonra gidip tuvalette ağlarım. Ben böyle yetiştirildim.

Gitmek çözüm değil diyorlar ama birçok şeyi böyle çözdüğümü bilirim. Annnem korkup gitmemi istemezdi, ben cesur bir insanmışım ve cesur insanlar kaçmazmış. Ben de oradaymış gibi yapıp, aslında her seferinde giderdim. Hala aynı hareketi yaparım korkunca.

Ve o ne kadar istemediyse gitmemi ben o kadar kaçtım inadına. Ne kadar kaçtıysam o kadar kurtulamadım.

Ve artık Her seferinde, yüreğim acıyor .

Ben gerçekten,
 bilmiyorum.

Bir de, göz yaşlarımı hala saklıyorum .

Hiç yorum yok: