'Kitap okumuyorum' kelime grubunun beynimde şimşekler çaktırması, burnumdan dumanlar çıkartmasının ardından tüm o kitaplıkları cümleyi kuran şahsın üzerine fırlatma isteğimi zar zor durdurabildim.
Nasıl bir tembel, nasıl bir kafası boş, nasıl bir hiçbir hedefi olmayan, nasıl bir at gözlüğüyle bakan, nasıl bir önünü görmeyen bir insan bu cümleyi kurabilir? Oysa yine aynı kişi tüm gün götünü devirip 'çkk skıldmm .s.s' diye hayıflanmasını çok iyi biliyor.
Zamanını değerlendirmeyi bilmeyen, yaptığı en zor şey kendine nickname aramak ve şarkı sözleri ezberlemek olan bu nesli kim yetiştirdi ise bir çıksın, zira konuşacaklarım olabilir.
Bir şeyi nasıl anlatman gerektiğini bilmediğin o an, ne kadar sinirlerine hakim olmaya çalışsan da bir yere kadar diyip hayıflanmaya başlıyorsun . Tek diyebildiğin 'yazık' ve gelen cevapsa pişkin bir gülümsemeyle 'yine yazık oldu bana :)))) ' Ve bu günden sonra birileri çıkıp anlayışlılığın gereğinden bahsetmesin . Zira kitap okumayan insan böcekten farksızdır . Hatta sanıyorum ki böcek bile daha akıllıca davranır bu insanlardan.
Kendime not:
Dolayısıyla 'bu insandan da bir bok olmaz' cümlesinin aklına düştüğü o an, ne dersen de o insandan bir bok olmayacağını aklında bulundur ve eline geçen ilk kitabı kafasına fırlattıktan sonra kitaptan özür dile .
18 Temmuz 2012 Çarşamba
11 Temmuz 2012 Çarşamba
Bir evden gideceğin günü beklemek ne demek , birçoğumuz bilir .
Ancak ne kadar acıttığını, sanırım en çok ben bilirim.
Her sabah yapayalnız, amaçsız uyanmak; tüm günü yapayalnız, amaçsız geçirmek; sonrasında yapayalnız, amaçsız uyumak.
Ve tüm bunları her gün yinelerken öyle yalnız olmak ki , ağlamak.
Ağlamanın çoğu zaman için iyi geldiği söylemlerine karşın şu aralar sürekli kendimi engelleyişim sanırım başımın ağrıdan patlamasının tek nedeni.
Bir evde bulunacağın her bir gün için tek tek üzülmek ,
Bir sabah uyanıp her şeyin farklı olmasını beklemek,
Kim olduğu hiç fark etmez, bir başkasının yerinde olmak istemek
Yüreğinin ağırlığını , midenin kasılmalarını ne kadar artırır, en iyi ben bilirim.
Bir başkasının istekleri üzerine hiçe sayılmak , unutulmak
Geceleri ne kadar uyutmaz en iyi ben bilirim .
Bir yazıyı yazarken ellerinin titremesi ne demek, sanırım en çok ben bilirim.
Ancak ne kadar acıttığını, sanırım en çok ben bilirim.
Her sabah yapayalnız, amaçsız uyanmak; tüm günü yapayalnız, amaçsız geçirmek; sonrasında yapayalnız, amaçsız uyumak.
Ve tüm bunları her gün yinelerken öyle yalnız olmak ki , ağlamak.
Ağlamanın çoğu zaman için iyi geldiği söylemlerine karşın şu aralar sürekli kendimi engelleyişim sanırım başımın ağrıdan patlamasının tek nedeni.
Bir evde bulunacağın her bir gün için tek tek üzülmek ,
Bir sabah uyanıp her şeyin farklı olmasını beklemek,
Kim olduğu hiç fark etmez, bir başkasının yerinde olmak istemek
Yüreğinin ağırlığını , midenin kasılmalarını ne kadar artırır, en iyi ben bilirim.
Bir başkasının istekleri üzerine hiçe sayılmak , unutulmak
Geceleri ne kadar uyutmaz en iyi ben bilirim .
Bir yazıyı yazarken ellerinin titremesi ne demek, sanırım en çok ben bilirim.
7 Temmuz 2012 Cumartesi
Belki bir kadına ..
Ve ellerim yoruluyor artık
Ve gözlerim , ve saçlarım.
Çünkü o gün,
Sen her zamanki sen
Bense bir başka, bir ölgün
Ve sesim titriyor artık
Ve gözlerim, ve saçlarım.
Çünkü o gün,
Meltemler eserken
En batısından gönlümün
Sen öylesine narin,
Ben, öylece, mavi.
Ve boğazım düğümleniyor artık
Ve gözlerim, ve saçlarım
Çünkü o gün,
Denizin güneşle birleştiği,
Ruhumun ince ince titrediği o gün.
Sen öylesine sakin, orada öyle
Ve ben, öylece, öylesine.
Ve gözlerin.. Ve saçların ..
Ve gözlerim , ve saçlarım.
Çünkü o gün,
Sen her zamanki sen
Bense bir başka, bir ölgün
Ve sesim titriyor artık
Ve gözlerim, ve saçlarım.
Çünkü o gün,
Meltemler eserken
En batısından gönlümün
Sen öylesine narin,
Ben, öylece, mavi.
Ve boğazım düğümleniyor artık
Ve gözlerim, ve saçlarım
Çünkü o gün,
Denizin güneşle birleştiği,
Ruhumun ince ince titrediği o gün.
Sen öylesine sakin, orada öyle
Ve ben, öylece, öylesine.
Ve gözlerin.. Ve saçların ..
4 Temmuz 2012 Çarşamba
Çünkü akşamları yine uyuyamıyorum
Çünkü babama bir kez bile sarılmış değilim
Çünkü filmler izleyemiyorum
Çünkü sevdiğim şarkıları dinleyemiyorum
Çünkü sevdiğim insan binlerce kilometre ötede
Çünkü bu gemili şehirde içim sıkılıyor
Çünkü gidecek hiçbir yerim yok
Çünkü burada çiçekler açmıyor .
Çiçekli eteğimi giydiğim gün 'Neden bu kadar karamsarsın?' diye soran adama, sevgilerle .
Çünkü babama bir kez bile sarılmış değilim
Çünkü filmler izleyemiyorum
Çünkü sevdiğim şarkıları dinleyemiyorum
Çünkü sevdiğim insan binlerce kilometre ötede
Çünkü bu gemili şehirde içim sıkılıyor
Çünkü gidecek hiçbir yerim yok
Çünkü burada çiçekler açmıyor .
Çiçekli eteğimi giydiğim gün 'Neden bu kadar karamsarsın?' diye soran adama, sevgilerle .
Kaydol:
Yorumlar (Atom)