28 Nisan 2012 Cumartesi



öylece gittiğin günden beri, tam bir şarkının ortasındayken
hiçbir şarkıyı sonuna kadar dinleyemiyorum ben .


26 Nisan 2012 Perşembe

'Kendine haksızlık ediyorsun be adam' dediysem de dinlenmiyorum yine.
Dinlenmiyorum, devam ediyorum bir heves, anlatmaya.,

Gözlerimin bağı çözülüyor, çöküyorum bulunduğum yere.
Beynimin tüm hışırtısı senden ibaret şimdi
Ya da belki
yalnız bir ilkbahar günü
ve tüm ışıklar söndüğünde artık
Korkacak hiçbir şey yok, diyorum. Hiçbir şey yok.

Bazen yalnız kalmak o kadar kötü değildir .
Ne kadar gelsem sana ,gidenlerin yeri yine dolmaz. Biliyorum .

Yok, ikinci bir tarifi yok tüm bunların.
Oysa korkan yalnız sen varsın sanmışsın.

Kelimelerim üşüyor
Ne desem bilemiyorum yine
sen anla .
.

25 Nisan 2012 Çarşamba

Belki bir şiir .


Hüzünlü bir viyolinin son notalarıydı bu sesindeki.
Rüzgarların elinden tutup,çocuk gibi, zıplamayı başarmıştık biz.
Kalem uçlarım titriyor bu yağan yağmurlar fayda değil.
Ağaçlara sarılıp,çocuk gibi,ağlamayı başarmıştık biz.
Şimdi ne yapsan boş. Ne yapsan gitmez yüreğinin bu ağırlığı.
Birbirimize sarılıp, mayhoş bir yaz akşamı, öpüşmüştük biz.
Hiçbir kağıt götürmüyor gittiğin yere.
Gidebileceğin en uzak mesafe, yine içinde.
Bir ilkbahar; otobüse binip, çocuk gibi, yolumuzu kaybetmiştik biz.
Korkma, üşümeler titretmez ruhunu.
En soğuk akşamlar hayalime sarılarak uyu.
Kış vakti; koşarak , çocuk gibi, uçsuz bucaksız beyazlığa atmıştık kendimizi.
Hiç olmamış gibi, çocuk gibi,sevmiştik birbirimizi .

3 Nisan 2012 Salı


Yüzlerinde, gözlerinin hemen altından çenelerine dek uzanan parıltılar olan kadınlar var. Ben onlara 'gözyaşı yolu' diyorum. Siz ne dersiniz bilmem ancak kim ne derse desin, hoş bir şey değil.
Yağmurlu havanın bile gizleyemediği hüzünleri vardır o kadınların ve gözyaşları hep mavi akar.

Dilimizde hüznün bir başka adı olsaydı eğer, o da mavi olurdu sanıyorum. En efkarlı geceler mavidir. Birinden, bir yerden ayrıldığında içine; ertesi gün yüzüne çöken hüznün rengi mavidir. 
Bahsettiğim bu kadınların, gözyaşlarını sakladıkları küçük şişecikler vardır. Belki aşkın, belki mutluluğun, belki çoğu zaman çokça beklenilen ilhamın formülü o şişeler içerisindedir.
Ve belki bilmediğimiz birçok rahatsızlığın ilacı.. 

Bir filin şefkatle sarılmasıdır o şişenin içindeki.
Ya da bir kuşun gülümsemesi mutsuz çocuklara.
Belki bir çiçeğin, yapraklarını aşıklar için feda etmesi..

Yeryüzündeki en büyük intiharlar ve kocaman yürekler, kimsenin göremediği bu mavilikte saklıdır.
Bir kadının gözyaşı, mavidir..

Ve maviliklerinden öpmek, bir kadını,
şüphesiz en doğru şeydir yapılacak..