--'Yalnız kalınca ağlamak, zayıflıktan başka bir şey değil' dedim,henüz tanıştığım güzel bayana.
O, yalnız kalınca ağlamak,zayıflıktan başka bir şey değil, dediyse de ,biliyordum ki o da biliyordu zayıflık olmadığını. Belki, kendi de zayıftı, defalarca bu saatlerde terkedilmiş, kimse duymasın diye yumruğunu ağzına dayayarak ağlamıştı ve şimdi,güçlü görünmekti niyeti.
"Biz hiç terketmedik bayım" dedim. 'Beni bilemezsiniz,hakkımda hiçbir fikriniz yok,bayan' dediyse de ,aslında onu ondan iyi biliyordum.Çünkü hissediyordum.
"Hiç terketmediniz. Hep terkedildiniz ve ne kadar acıttığını biliyorsunuz" dedim. Gözleri dolmuş olacak ki bir anda parladı. "Bunun ne kadar acıttığını bildiğiniz için" dedim, "bir başkasına yapamıyorsunuz., çünkü siz o kadar iyisiniz ki, şu anda bile, beni dinlemeye devam ediyorsunuz."
'Bu saçmalıklara ayıracak vaktim yok,bayan' dedi.Ancak gözleri besbelli dolmuştu artık . Kabuk bağlamış yarasını kanattığımı biliyordum. Çünkü hissediyordum .
"Ve siz hep, gidenin arkasından bakan oldunuz.Göz yaşlarını hep olası bir ayrılık haberi için saklayan ve intihar edip,içinde kezlerce, ayrılık süsü veren. Her yeni bir aşka başlayışında, içi ayrılık korkusuyla tir tir titreyen, sevgisinin şiddetinden korkan siz ,hep bir başınıza kaldınız. Çünkü hiç,terk etmediniz. Çünkü kimse sizin gibi değil ve belirtmem gerek ki,kimsenin umrunda değilsiniz."
--'Gidiyorum artık,yeter' dedim sinirle,ancak o aslında 'Lütfen, lütfen daha fazla üzmeyin. Her kelimenir bir hançer gibi, delip geçiyor.' demekti ve blöf yapıyordum. Bildiğini biliyordum, duygularımı zaten hiç saklayamazdım
blöf yapıyordu ,biliyordum, çünkü adam nasıl terk edilir bilmiyordu . O yüzden hiçbir yere gidemezdi .
Ve ben,biliyordum sözlerimin etkisini ancak hiçbirini gizleyemezdim. Ona, "gitmeyin, lütfen, gitmeyin. Ben sizi kırmam, çok severim. hiç de terk etmem çünkü ben de hiç terk etmedim zaten bilmiyorum ki hiçbir şey" demek istiyordum.Neden sonra durdu,anlamış mıydı acaba ?
--Durdum,çünkü zaten gitmek de istemiyordum. Orada durup bana hakaret etse, dinlerdim, çünkü sesinde mavinin en koyu tonuyla,kırmızının en parlak tonu vardı ve onda tuhaf bir gizem vardı ve çok açık ki ben, aşık olmuştum. Bu nasıl mümkün olabilirdi ? Olmamalıydı. Ancak , yapamadım, bırakamadım ve tüm cesaretimi toplayıp, onu öptüm .
Sonra geldi ve beni öptü. Hiç böyle olmamıştı. Hiçkimse böyle öpmemişti ki beni zaten . Ancak karşılık vermedim. Gitmeyi, terk etmeyi öğrenmesi gerekti,ama öyle olmasın istiyordum , gitmesin ve kalalım öylece.
Gitti. Birisine daha, bir kişiye daha terk etmeyi öğretmiştim, bir kişi için daha kusana kadar ağlayacaktım, bir kişiye daha bildiğim her dilde her şekilde sövecektim. Bir kişinin daha arkasından "umarım ölürsün" diyecektim ve bir kişiyle daha tanıştığıma memnun olmayacaktım.
Ve şimdi, intihar edip, ayrılık süsü vermem gerek'ti..
1 yorum:
güzel
Yorum Gönder