25 Ocak 2011 Salı

nix .. ^^


Şu şarkı bu yazıyla iyi gider diye diye düşündüm. ^^
Kar yağdı burada bugün..Ve hiçbir şeye aldırmadan dışarı çıktım..
Fotoğraf çekerim belki diye aldım makinemi ama baktığımda pili bitmişti. Her zaman böyledir..Aldırmadım.. Gökyüzünden kocaman kar taneleri düşerken nasıl sinirlenebilirim ki..
Kar bana kutsal gelir..Öyle çünkü.. Temiz bi kere..
Dilimle kar yakalamaya çalıştım. Yakaladım da..Ama burnum akıyor şimdi.. Yine olsa yine yapardım..
Pantolonum ıslandı,ama sorun değil.. O benim mutluluğumdu.. Saçlarıma inen her kar tanesiyle,dünya daha güzel görünüyor gözüme.. Benim için güzellik soğukta..
Karın yağışını izlerken sıcak çikolata içmek gibisi yok..Evet..
Zıtlıkların uyumunu severim..
Burnum Niagara şelalesi gibi akmaya dursun, ben hala günümü özetlemekte ısrarcıyım..Tütsü yaktım.. Kar için.. Vanilyalı tütsü ve kar kokusu..Harika.. Gerçi tütsüyü yakarken elimi de yakıyordum,ama sorun yok..



Lambayı yakma, bırak,
sarı bir insan başı
düşmesin pencereden kara.
Kar yağıyor karanlıklara.
Kar yağıyor ve ben hatırlıyorum.
Kar...
Üflenen bir mum gibi söndü koskocaman ışıklar...
Ve şehir kör bir insan gibi kaldı
altında yağan karın.

Lambayı yakma, bırak!
Kalbe bir bıçak gibi giren hatıraların
dilsiz olduklarını anlıyorum.
Kar yağıyor
ve ben hatırlıyorum.

NAZIM HİKMET

24 Ocak 2011 Pazartesi

Şu şarkıyı çaldığım zaman,artık her şeyi yaparım diye düşünüyorum.

 
 Tabi anca keman çalarmış gibi parmaklarımı/ellerimi oynatarak çalarım onu herıld.

21 Ocak 2011 Cuma

Cry me a river ..

Şu şarkıda sabaha kadar dans edebilirim.. Tüm notaları tenimde hissederek.kimseye ihtiyacım olmadan,hiçbir şeyi düşünmeden..Saçma dünyanın karmaşık olaylarından uzak...

Peki,kim benimle dans eder ki sabaha kadar?

13 Ocak 2011 Perşembe

Şu şarkı da olmasa,çok kötü,çok..
Bir şeylerden yorulduğumu hissediyorum .. Yoruyorlar .. Bilmiyorum ..
Düşününce kafam patlayacak gibi oluyor,düşünmeye üşeniyorum..Ayağa kalkıp bir yere giderken sanki ,sanki tüm enerjim yok olacak gibi.. Kendimi kontrol edemeyecek,bir geleceğe sahip olamayacak kadar yorgun hissediyorum .. Hiç konuşamayacak,tüm yetilerimi kaybedecekmişim gibi.. Biraz korkutucu olmasnıın yanında,pek kötü bir fikirmiş gibi de gelmedi pek..

Düşüncelerim acıyor..İmkansızlıklar..

8 Ocak 2011 Cumartesi

Çünkü çocuktum. ikinokta.

Şimdi hatırladım...Sürekli hatırlıyorum aslında..Unuttum sanmasın.sanmayın.
Ben çocukken güzeldi her şey..Ama kim bilebilirdi ki sonunu?

Dedemin annesi vardı.Babaanne derdim.başka ne denir ki yahu?
Onunla röportaj yapardım kendimce.. "Şimdi kaç yaşında olmak istiyosun?" "ben 400 yaşında olmak isterdim" derdim.. O da bana şöyle dedi bi' gün " büyüdükçe,küçülmek isteyeceksin..Yaş önemli değil."
o an tuhaf bi' şey hissettim..Sanki büyük birisiymişim gibi birisi benimle konuşmuş,bana düzgün bir cümle kurmuş ve tavsiyede bulunmuştu..Ama çocuktum,anlamadım pek.biraz bekleyince geçti o his..

Hep çizgi film izlerdik.. O "çızgı film"  derdi.. Ben de gülerdim. Artık onu da d/iy/emiyor oluşu çok üzcü..
Çok yaşlıydı,hastaydı ama hiç göstermezdi..Ben de anlamazdım.

Mesela saçlarını taramayı çok severdim.Kestirmişti bi kere de çok üzülmüştüm.Uzundu saçları çok.."Gençliğimde görsen,dalgalıydı bunlar hep.." derdi. Hiç hayal edemedim çünkü ben onu öyle tanımış,öyle sevmiştim..O hep güzeldi.

Trt 1 izlerdik öğlenleri.bir de dizi vardı çok saçma bulduğum ..O severdi,ben de izlerdim..Haberleri izlerdik sonra..Oradaki kadın duyamayanlar için bir şeyler yapardı ben de taklit ederdim.gülerdi.

Kitap okumayı seviyor oluşumun nedeni o. Ben ona kitap okurdum,o da dinlerdi.. Zaten nasıl okusundu.? Ben okurdum,o mutlu olurdu ben de olurdum..
Günler böyleydi küçükken..güzeldi..

Sonra bir gün hastalandı ve öldü. evet . "Ve sonsuza kadar mutlu olmuşlar.." hikayesine asla inanmadım..
Çünkü tam mutlu olduğum bir anda sorun çıkar..Hep çıktı..Bu dünyanın "ben ibneyim lan eheh" deme şekli diye düşünüyorum..Onu elimden alan ne/kim varsa hepsine kafam girsin.

Nokta..

7 Ocak 2011 Cuma

bence yani. .

Hani birisi duvarınıza saçma-salak bi' şey gönderir de hatır için silemezsiniz ya ; o hüznü ne bir Türk filminde ne bir evsizin yaşam hikayesini dinlerken hissedersiniz.. Çünkü yok öyle bir hüzün. o kadar koyuyor yani. .

4 Ocak 2011 Salı

Rötarlı mutlu yıllar . .

Yeni yıl yazımın yeni yıla girdikten üç gün sonra gelişini tuhaf buluyor,ortaya zaman bulamadığım bahanesini sürüyorum ..
Öncelikle şu videoyu izleyin,sonra gelip okuyun.
İzlediğinizi varsayıyorum.Yoksa ayıplarım.
Yeni yıla dayımlarda girdim..İki yıldır yeni yıllara dayımlarla giriyoruz.. Kötü olacağını sanmıyorum..
Arkadaşlarımdan da aldığım gazla şarabı kökledim.. Ve dayımın arkadaşından gelen o yorum "Bu kız ilk defa mı içiyor?"
Birincisi ilk defa içiyorum ya da içmiyorum,sana mı içiyorum? sanmıyorum.. O zaman? sen kendi içtiğine bak bence -,-
Tamam herkes daha ilk kadehindeyken benim üçüncüye geçişim belki biraz abartılı olabilirdi ama ne yapayım canım,siz de.. -,-
Sarhoş olum Fıratı,Serkanı ve Ardayı aradım. Aman ne harika
Ertesi gün hepsine tek tek mesajlar attım "dün ne konutuğumuzu hatırlamıyorum" diye.. Rezillik x2
------
İlk defa sarhoş oldum ben kırmızı şarapla.Evet..Çok da güzeldi.Biraz kalabalıktık ama tadı öyle çıkıyormuş..Hindi falan yaptık..O hindi de kocaman bişey içine iç pilavı diye ben bile girerim yani. Mum falan da vardı otantik takıldık beyler. -,- Hatta görgüsüzlük edip masanın fotoğraflarını bile çektim.. Fotoğraf çekmeye bayıldığımı bilmeyen var mı? (kızarmış hindi rengi <3 )

----
 Ve ben kendime bi' elbise aldım..İlk defa bi' elbiseyi giyerken bu kadar mutluydum..Ben elbise giymeyi pek sevmem..Ama bunu o kadar beğendim ki,dans ettim giyerken..Çünkü çok sevimli bi' şey o..Bi' de kolye aldım.. Çektim..Onu da koyayım da şöyle..

son olarak da şu şarkıyı dinleyin ve rahatlayın o zaman. ^^