8 Ağustos 2011 Pazartesi

Remember,when you loved me

Şu şarkı..

Hiç seninle olmayan birisiyle olmak,her zaman için en zorudur.
Ve bu akşam,yağmur yağdı.Dışarıda ve içimde.Dışarıdaki neredeyse güneşliydi,içimdeki kaosla karşılaştırıldığında. Bazen sadece,üzülürsün,sonra geçer.Bazı insanlar hep aynı hüznü veriyor. Onları sürekli görmek hep aynı yemeği yemek gibi.Onunla her konuştuğunda,ağzında yara varmış gibi acıyor.
Bazen en yakınınızdaki,en uzak oluyor. Yanında,ama aradaki mesafeler,ölçülemiyor..Bugün öyle oldu babamla.İki yabancı gibi oluyorsun,hakkında hiçbir şey bilmediğin,aylarca konuşmadığın bir adamla,ne konuşabilirsin? 'Yeni ev almışsınız' dedi. 'evet.sen de araba almışsın' dedim 'evet..' dedi. Sonra ikimiz de ayaklarımızı sallayarak uzaklara baktık.. Babamla neredeyse bir yıl sonra kurduğum ilk diyalog.
Kaçmak istedim, çünkü öyle bir durumda kaçmak istersin .. Yapacak bir şey yok,sanki babamla değil de yan apartmanda oturan komşumla konuşuyormuşum gibiydi.
Konuşmak istedim,çünkü konuşmak istiyorsun.Anlatacak çok şey var ama ikimizin de soracak cesareti yok,belki de birbirimizle konuşmaktan sıkıldığımızdandır..
Hep başkaları konuştu bizim yerimize. Bizse sadece oturduk.Beraberken rahat değiliz.
Sonra, kızının mevlit şekerini gösterdiler bana.. Ve o, övünerek, 'ben yaptım' dedi. 'Güzel yapmışsın' dedim.Diyecek bir şey yok. 'Almak ister misin ?' dedi. 'Hayır' dedim. Basitti bu soru. Çünkü almak istemiyordum.alırken, defalarca, tekrar tekrar kırılmaktan korkuyordum. Çünkü oraya her gidişimde, tekrar kırılıyorum .
Sonra sorduğumda, benim şekerimin olup olmadığını,bilmiyorlardı.
Babamın benimle ilgilenmediğini çocukluğumdan beri duyarım,ve biliyorum. Bu böyle,babam hep ilgisizdi. Babamın yanındayken de , babasıyla mutlu olan çocukları gördüğümde üzülürdüm,şimdi de öyle..Bu yıllarca değişmedi .Ama güzel olan tarafı, bir süre sonra alışman. Yeteri kadar zaman geçince her şeye alışıyorsun. Ama tekrar görünce..Bu kabuk bağlamış yarayı yolmak gibidir. Ve o yara,hiç geçmez.Hiç.
Kızını seviyordu, ona gülümsüyor,onunla oynuyor,onun hakkında konuşuyordu. Şöyle yapar,şöyledir,şunu sever.. En son konuştuğumuzda benim hakkımda 'hmm..siyahı seviyorsun?' dedi. yanlıştı. Siyahı sevmem. Bana gülümsemez de o.Sanki şu ana dek pişman olduğu her şeyi ben ona yaptırmışım gibi. Sürekli basit sorular sorar 'okul nasıl?' 'kaça geçtin?' . Bu hep aynı,bu yüzden gitmeden önce pratik yapmama gerek yok.
Ona ihtiyacım yok,artık. Peki ya,ihtiyacım varken?

Nasılsın dendiğinde iyiyim demek her zaman en kolay.
Bir de devamı var..
 Ben bazen sadece,üzülüyorum.